14 Nisan 2008 Pazartesi

Yetenek Sınavı

Sıra sıra dizili hayatlar var çevremde
Her biri kolluyor diğerini malı pahasına.
Bir orada, bir burada devinen avareler var her yerde
Her biri yokluyor cebini “-ah biri beş kuruş daha verse!”
Umutsuzca bakan yüzler, beyazın tonlarında suretler…
Renk veren tek şey ardında bıraktığın gölgeler.

Çok mu olumsuz oldum dersin?
Mimiklerin gamzelerini yar eylesin.
Gönül yapmak bize kaldıysa
Gel kayıp tonları katalım, gözler bayram etsin.
Mutluluk, keder, boş bu işler fani dünya
Ruh gözünle bak, görmüyorsan da kör olma.
Ver samimiyetini elini korkak alıştırma
Ver elini çekinme, kolunu kapmaz ya

Cesaret öğretiyoruz budur bizim okulumuz.
İnsan olma sanatını sıfırdan anlatmıyoruz.
Hamurunda yoksa boş yere başvurma
Çünkü sadece yetenek sınavı ile alıyoruz.

30 Mart 2008 Pazar

-mişiz…


Biz ney’mişiz de haberimiz yokmuş!
Kim bilir kim’mişiz…

Tüket’mişiz koca bir kutu sevdayı da
Sev’mişiz hüznü, ağlamayı.
Eyle’mişiz gönlü hoş bir sohbetle
Benimse’mişiz rakıya meze olmayı.
Deliklere gir’mişiz her biri aydınlığa açılan,
Kapılardan geç’mişiz hep bir umut barındıran.
Kendimize gel’mişiz avucumuzdaki yaşları yüzümüze vurunca,
Öğren’mişiz kurulamayı ıslanmamışcasına.
Terk edil’mişiz belki o şehrin bir köşesinde,
Yine de vaz geçme’mişiz dik durmaktan bir tebessümle

Biz ney’mişiz de haberimiz yokmuş!
Kim bilir kim’mişiz…

Seven miy’mişiz yoksa sevilen mi dersiniz?
Üzen miy’mişiz yoksa üzülen mi?
Öğren’mişiz cevaplarını da bu soruların,
Sonunda geriye kalan hala “biz’mişiz” diyebilir misiniz?

19 Mart 2008 Çarşamba

3 aşağı, 5 yukarı geçip gidiyor hayatım
Yoruldum be kader, gel biz 4'te anlaşalım.

9 Mart 2008 Pazar

Nafile Yıllar

Bir akşam vakti uğrar yalnızlık buralara
Sen yine yoksun ya ondandır içimdeki bu kargaşa.
Bir sevdaya kapılıp sürüklense de bu gönül ırmak misali serin sulara,
Son bir azimle tutunur belki kıyıdaki bir dala
Kaç zaman aldı bilir misin yeniden ayak basmak kuru toprağa
Kaç yara aldı görür müsün bu beden çırpınırken sarp kayalıklarda
Ya kaç kere güçlendi hisseder misin bu yürek cezalandırılmaya çalışıldıkça
Bilmesen de, görmesen de, hissetmesen de olsun
Yine de senin canın sağ olsun.

Biraz öksürüyorum doğru, sanma ki içim dolu
Göğsümde biriken sadece sevdamın tozu.
Savrulsa da birçoğu sağa sola
Bir tutam yeter gözü yaşartmaya.

Şu anda ya bunu okuyorsun ya da bir başkası
Kaçımızın var ki böyle bir sevdası.
“Ne kadar değer?” diye sorsan da birçok zaman
Nafile geçen yıllar da cabası…
Hayal etmedikçe sıradan şeyler yaşarsın.
Hayal ettikçe korkmadan,
Hayatın çok daha büyülü olur.

Çünkü herkesin yapmadığını yapıyorsundur.

11 Şubat 2008 Pazartesi

Gök Kubbe


Sonsuz bir rüyaydı sanki bizimkisi
Altın sarısı rengin yüreğimi deldi
Masmavi gökyüzü şahidim oldu
Güneş biraz daha yüceltti


Söylesene bu kadar mı bencilsin?
Tek başına dünyayı izlersin
Hem kutsalsın, hem zirvedesin
Ya ışık olmasa?

Yine de parlamaya devam edebilir misin?

9 Şubat 2008 Cumartesi

Maksut Kaptan


Ağlarını salmak için demir aldı Marmara'dan Maksut Kaptan

Kuzeye giderken O'na doğru yaklaşan koyu bulutlara aldırmadan

Balık tutma sevdası mı, yoksa ekmek parası mıydı acaba O'nu bu yola sokan?